1. WWDC 2014 Keynote: Apple-Google, iOS-Android

    Apple geleneksel geliştirici konferansına 2 saatlik bir keynote ile başladı. Genel olarak Apple’ın tavrı dışında, tüketici odaklı değil de insanların hayatını gerçekten kolaylaştıracak şeyleri doğrudan geliştiriciye sunması nedeniyle etkinliğin tümünü keyifle izledim. İyi ki de ürün tanıtımı falan olmadı.

    Adını sayabileceğiniz tüm Google servislerini ve Android’i 1.5’inci versiyonundan beri kullanan biri olarak 2 saatten çıkrabildiğim onlarca sonuç oldu.

    Öncelikle Apple ve Google ilişkisinden bahsetmem gerekiyor. Apple Google’dan nefret ediyor. Etkinlik boyunca Google sadece Safari’nin arama bölümünde vardı, onun da çok daha önceden yapılmış bir anlaşmadan kaynaklandığını düşünüyorum. Anlaşma olmasa Apple Google’ı varsayılan arama motoru yapmaz mıydı? Muhtemelen yapardı, çünkü çoğu kullanıcı için artık başka alternatif yok ama Apple bunun dışında hiçbir yerde Google’ı istemiyor.

    Sanırım bunu belirtmeye gerek yok ama Apple Android’den bahsetmetmeden edemiyor. Windows gibi artık Android de onların kıstasları.

    Devamını Oku

    1 ay önce

  2. Nexus 5

    2 gün önce Nexus 4’ten son OTA bükücü Nexus 5’e zıpladım.

    Nexus 4 ile duygularım karışıktı, sevdiğim şeyler gayet belirgindi ama özellikle tasarımından hiç hoşlanmadım. Evet, noktalar falan, çok havalı ama bu telefonun başkasının gözündeki değerlendirmesini etkiliyor. Benim için Nexus 4 sabun gibi kayan, kılıfsız olarak kullanımı imkansız olan bir cihazdı. Ne hafif eğimli bir zeminde durabiliyordu, ne de düz bir yüzeydeyken hoparlöründen ses çıkıyordu. Korkunç bir telefon, kırmamayı başardığım için kendimle gurur duyuyorum.

    Dışarıdan iyi görünüme odaklı bir telefonun ne kadar da kötü bir deneyim sunacağını canlı canlı yaşadıktan sonra Nexus 5 tasarım yönünde beni tatmin etti. Nexus 4 ve Nexus 5 arasında tasarım açısından en az 2 yıllık bir fark var ve Nexus 5 her açıdan daha üstün. İlk şoku elime aldığımda yaşadım; yumuşak, hafif, kontrolü kolay. Android 2.3 ile satılsa bile şikayet etmezdim telefona dokunduktan sonra, Nexus 4’ü rahatlıkla tasarım faciası olarak görmemi sağladı — bence başarısız bir iPhone killer denemesiydi, özellikle iPhone 5’te cam kullanılmadığını gördükten sonra Lord Duarte yıkılmıştır :) Ağırlık gerçekten önemli bir faktör. 5, 4’ten 9 gram daha hafif ve 4 kılıfsız kullanımı oldukça zor bir cihaz olduğu için bir 10 gram da kılıftan gelince yaklaşık 20 gramlık bir hafifleme oluyor. Nexus 5 çıplak kullanım için gayet uygun bir cihaz, ki bu benim için oldukça önemli — kılıfla telefon kullanmaktan nefret ediyorum.

    Devamını Oku

    6 ay önce

  3. Google Keep

    Google Keep çıktığı dönemde sıkı bir Evernote fanatiğiydim ancak etrafımdaki çoğu kişiye Evernote’u pek tavsiye etmedim. Keep’i ise kullanmamama rağmen sürekli tavsiye ettim. Basitti, çoğu kişinin ihtiyacını karşılıyordu, anlık senkronizasyon desteği vardı, kota, ücret, üyelik vb. karmaşası yoktu, notlara multimedya eklenebiliyordu… Tek sıkıntısı ise zengin metin girişinin olmayışıydı. Özellikle Evernote Web Clippler kullanırken bu eksiklik hissediliyordu.

    Evernote’u resmen veritabanı gibi kullanıyorum, elle çok az not girişi yapıyorum, Web Clipper ile sayfayı olduğu gibi alıyorum ve gerektiğinde de arayıp buluyorum ama elle not girişi yapmam gerektiğinde ise başlıkların indirilmesini, senkronizasyonun tamamlanmasını bekleyene kadar yazacağımı unutuyorum. 

    Aynı işi yapan birden fazla uygulamayı kullanmaktan nefret ediyor olsam da, basitlik odaklı bir not uygulaması kullanmam gerektiğine inandım. Öncelikle Simplenote'u denedim. Tasarım şükela, senkronizasyon anlık falan ama notlar birbirine girmeye başladı birkaç gün içinde, sorunlu olduğu için Keep'e şans vermeyi düşündüm, kafam hâlâ “Evernote varken bunu kim kullanır yea” modunda. Ve sonuç: Wow. Simplenote kadar basit, ihtiyaç duyulduğunda da yetenekli, hatırlatma desteği de var. En sevdiğim özelliği ise Android uygulamasının kilit ekranı widget'ı desteği. Telefonun kilidini açmadan not girebiliyorum. Şükela.

    Keep kullanışlı bir servis, Chrome ve Android dışında en fazla iOS uygulaması çıkacak olsa da, Android’i zenginleştiriyor. Evernote kullanmaya devam ediyorum ancak Keep daha çok kişisel uygulamalarım arasında, Evernote’u günde 1 kere açıyorsam, Keep’i 10 kere açıyorum. Keşke Evernote’ta olan şu bu özellikler Keep’e gelsin de demiyorum, çünkü Keep’i değerli yapan şekli zaten bu. Teşekkürler Google!

    6 ay önce

  4. Anana da VPN kullandırsana delikanlı

    Periyodik olarak ülke gündemini internet sansürleri geliyor. Bu, yıllarca hiçbir şekilde sonlanmayacak bir hak savaşı. İnsanlar internet üzerinde özgür olmak isteyecek, devlet kontrol etmek isteyecek. Bu savaşın bitmeyecek olmasının nedeni de devlet felsefesinin internete uyarlanamayacak olması. Her sunucu bir devlet, her sunucu kendi bayrağını seçebilir. İnsanların özgürlük isteği de anarşizmden değil, bu karmaşık düzenin devlet otoritesiyle yüzeyselleştirilemeyeceğinden kaynaklanıyor.

    Sansür haberleri başlıyor, hukukçular hukuksuzlukları tartışıyor, devlet bunlara aldırmıyor ve bu kısır döngünün içinde bu kısır döngü kadar beni rahatsız eden şey ise kaçış yolunu bildiği için anormalliği benimseyenler.

    Devamını Oku

    6 ay önce

  5. Boş bilgi açlığı

    İnsanları anlamıyorum. Çok şey istiyorlar, neyi istediklerini bilmiyorlar.

    3 yıldan uzun süredir Android kullanıyorum, ilk birkaç ayı akıllı telefon evrimini algılayabilmekle harcadım. Daha sonra da Akıllı Robot ile ilgilenmeye başladım. Android gurusu olduğumdan değil, sıkıntıdan.

    Bugün hatırı sayılır bir kişi tarafından takip edilen bir site. Dev bir site değil, ama insanların bir şeyler beklediği bir site, azımsanamayacak bir oranın da bu alandaki tek bilgi kaynağı. 2.5 yıllık bir site, son 2 yılında ise aynı çizgide devam ettiğini düşünüyorum ya da ısrarla bu çizgiye oturtmaya çalışıyorum. Bunu anlayabilenler vardır ama “anladım” diye geri bildirim yapacak değiller ya?

    Her gün bu site aracılığıyla, e-posta aracılığıyla, Twitter’dan, Google+ postu altından, Hangouts’tan, Facebook’tan “çok iyi şeyler yapıyorsun, ama yazının sıklığını arttırmalısın” şeklinde tavsiyeler alıyorum. Tavsiye bazen fırça kıvamında oluyor, yanlış yaptığımı belirtenler çok. Neyi arttırmalıyım? Neyi vermiyorum? Neyi gizliyorum? Bunları paylaşmıyor insanlar.

    Devamını Oku

    10 ay önce

  6. İnternet bağlantısını paylaşsa ölecek hastalığı

    Aylar önce internet bağlantısını kullandığım mekana tekrar geldim, Wi-Fi şifresini istedim eleman “modem bozuk” dedi. Şifre tablette kayıtlıydı, SSID değişmiş diye bağlanmadı.

    Neyse, eski SSID’deki şifreyi kopyaladım(InstaWiFi ile) ve ağa bağlanmayı denedim. Sürpriz! Şifre değişmemiş(zaaa xD). Elemanın yalan söylediğinden emin olmak için son bir adım kaldı: İnternet bağlantısının olup olmadığnı kontrol etmek. Alet tak diye bağlandı internete. Bu yazıyı da “modem bozuk” diyen elemana baka baka yazıyorum. Kiminle uğraşıyorsunuz olm siz :(

    Devamını Oku

    1 yıl önce

  7. Windows 8 RT ve Microsoft’un “mobil” anlayışı

    Yazının başlığı her ne kadar durum değerlendirmesi gibi gözükse de aslında anlatacaklarım Windows 8 RT yüklü bir cihazın neden birincil tabletim/bilgisayarım olamayacağı.

    Aslında yazıyı yazmamın bir nedeni, Robert Scoble’ın Windows 8 RT’nin Android’in canını  acıtabileceği iddiası. Robert Scoble, yazısında olayın uygulama yönünden bahsetmiş ama bence sadece uygulamalarla Android’i tablet tarafında devirmek oldukça güç. Android’in tablet tarafında oldukça yetersiz kaldığını kabul eden biri olarak, işlerin o kadar da kötü olduğunu düşünmüyorum. “Neden?” derseniz. Google Play hayvani bir şekilde büyüyor, dolayısıyla ekosistem de gelişiyor ve yeni hedef kitleleri de gelişiyor. Nexus 7 atılımıyla Google, tabletin Android ekosistemindeki önemini vurguladı(Aslında ASUS bunu çok önceden yapıyordu ama adamlar underrated, yapacak bir şey yok). Ekosistemden, dolayısıyla paradan bahsediyoruz. Para kazanmak isteyen geliştiriciler/şirketler doğru hedef kitlesinin sürekli peşinde olmalı, ki şu anda bu tablet tarafına kayıyor yani Android tarafında tablet dönemi parlamaya devam ediyor ve başarılı olacağına da inancım tam çünkü ekosistem insanların arzusunu ürüne dönüştürebilecek kadar başarılı. Yani Microsoft’un ne olduğu belirsiz, pek çok kişi tarafından zor kabul edilecek bir işletim sistemiyle Android’e ciddi bir rakip olması şu anda bence imkansız(koskoca işletim sistemini 2 satırla yerin dibine soktum ya, neyse).

    Devamını Oku

    1 yıl önce

  8. Tablet bilgisayarlar gerekli mi? Satın alırken nelere dikkat edilmeli?

    Ihh, ilk sorunun cevabı “hayır” ama bolca “ama” ile kişiye göre kişiye göre “evet” olabilir.

    Aslında tablete hiç mi hiç ihtiyacı olmayan biriydim. Android blogum olduğu için ve Android uygulama geliştirmesiyle uğraştığım için uygulamaların tablette nasıl dönüşüm geçirdiğini görebilmek için tablete ihtiyacım vardı. 6 aylık bir tablet kullanıcısıyım ve 6 ay önce şu anki kadar olmasa da Android dünyası tablet tarafında inanılmaz zayıftı. Gelişeceğini biliyorum ve bu gelişimi canlı canlı görebilmek için de tablete ihtiyacım vardı. Bu amaç dışında tabii ki de tableti en az herkes kadar hunharca kullanıp, etinden sütünden yararlanacaktım :)

    Devamını Oku

    1 yıl önce

  9. Ubuntu, Ubuntu, Ubuntu

    Linux’la maceralarım oldukça küçük yaşta başladı. Açık kaynak koduna hiçbir merakım yoktu o dönemlerde, Linux’un ne demek olduğunu bile bilmiyordum aslında ama hâlâ yaşayan Windows sevmeyenler derneğinin üyeleri tarafından Linux’un “mük-kemmel bir atlayış” olduğu hissine kapılmıştım. İlk tecrübem -yanlış hatırlamıyorsam- milli gururumuz(!) Pardus’laydı. Acemiliğin verdiği müthiş moronlukla HDD’nin tümünü NTFS formatından ext2 formatına çevirip, tüm verilerimi de silmiştim (kız msnleri.txt de gitmişti :( ). Dönemin popüler uygulaması; uyanınca açtığım, uyumadan önce kapattığım MSN Messenger’ın Linux’ta olmadığını öğrenince -ve aMSN kullanıp “bu ne lan böyle msn mi olur ahahaha” diyerek- Windows XP’me geri dönmüştüm ahahaha.

    Daha sonra ise işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmeye başladım, bir sonraki adımda da mesleki olarak  Linux dağıtımlarından istesem de uzak kalmamam gerektiği hissine kapıldım ve pek çok dağıtımı denemeye başladım. Genelde ufak tefek problemlerden dolayı ya da üşendiğim için hiç uğraşmadan bunlardan kaçıp Windows kullandım. Son 1 yılda da kaçmayıp, uğraşmaya başladım ama NAFİLE.

    Devamını Oku

    1 yıl önce